İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Ceza Dairesi

YARGITAY · 19. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/8469 K.2016/14273

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2015/8469Karar2016/14273Tarih31 Mart 2016Okuma6 dk · 1.297 kelime

KÜNYE

19. Ceza Dairesi 2015/8469 E., 2016/14273 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mart 2016
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.297 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Keşifte hazır bulunan orman bilirkişisi...'nın 3.6.2011 tarihli raporunda dava konusu emvalin yapacak nitelikte olduğu açıkca belirtildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,

Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.

Ancak;

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.

Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,

Kanuna aykırı ve katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden nisbi vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31/03/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanık ... hakkında; ... (...) Sulh Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; 02/05/2013 gün, 2012/307 E-2013/257 K sayılı karar ile 6831 Sayılı Kanunun 91/1-4, 5237 sayılı TCK'nın 62, 50/1-a ve 52 Maddeleri uyarınca 3.000 TL ve 160. TL Adli Para Cezasına hükmedilmiştir.

Bu karara karşı sanık ve katılan vekili tarafından süresinde açılan temyiz davası üzerine, Yargıtay Yüksek 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, 31/03/3016 gün, 2015/8469 E sayılı ilam ile yerel mahkeme tarafından verilen mahkumiyet kararının ONANMASINA karar verilmiştir.

Yargıtay Yüksek 19.Ceza Dairesinin 31/03/2016 tarihli kararına konu edilen eylemde maddi gerçeğin daha iyi anlaşılabilmesi için incelemeye konu ... (...) Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/307 E sayılı dosyasının ana hatlarıyla özetlenmesi gerekmektedir.

1-)30/07/2008 tarihinde, ... Plaka sayılı araç üzerinde; yakacak nitelikte yapraklı yaş ve damgasız meşe odunu bulunduğundan bahisle suç tutanağı düzenlenerek suça konu emvalin muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

2-)Suça konu emval üzerinde 12.09.2008 tarihinde mahkemece yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; emvalin tamamının yapraklı yakacak odun niteliğinde olduğu belirtilmiştir.

3-)Mahkemece 20/05/2011 tarihinde suça konu emvalin kesildiği iddia edilen 110 numaralı bölmede tutanak imzacısının gösterdiği dip kökler üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda ; 110 numaralı bölmenin yapacak emval üretimi için planladığı, ancak kesilen ağaçların yeterince gelişmediği, yapacak emval verecek nitelikte oldukları belirtilmiştir.

Temyiz incelemesine konu eylemin ana hatlarıyla belirlenmesinden sonra; yerel mahkeme tarafından verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesi yapan Yargıtay Yüksek 19. Ceza Dairesinin “DÜZELTİLEREK ONAMA” kararına aşağıda arz ve izah edilecek sebeplerle iştirak edilmemiştir.

Yukarıda özetlenen dava dosyasında; olay tarihinden kısa bir süre sonra yapılan keşifte bilirkişi olarak tayin edilen orman yüksek mühendisi tarafından; araç içerisinde yakalanarak muhafaza altına alınan emval üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda; suça konu emvalin yakacak nitelikte olduğunun belirtilmesine karşın, olayın üzerinden üç yıla yakın bir süre geçtikten sonra 20/05/2011 tarihinde bu kez suça konu emvalin kesildiği iddia edilen bölme de yine bilirkişi olarak tayin edilen orman yüksek mühendisi tarafından kesilen ağaçların dip kökleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda;

kesilen ağaçların yapacak nitelikte olduğu belirtilmiştir. 20/05/2011 tarihli bilirkişi raporunda; kesildiği iddia edilen ağaçların dip kökleri üzerinde inceleme yapılmasına karşın, araç içerisinde yakalanarak muhafaza altına alınan emvallerin, 110 nolu bölmedeki kesilen ağaçların dip köklerine uygun olup olmadığı hususunda herhangi bir incelemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda her iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu gibi davanın dayanığını teşkil eden suç tutanağında ele geçirilen emvalin; 110 nolu bölmede kesilen ağaçlardan elde edildiğine dair herhangi bir tespite yer verilmediği anlaşılmıştır.

Yerel mahkeme tarafından; sanık hakkında mahkumiyet kararı verilirken, her iki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği gibi sanık aleyhine sonuç doğuracak 20/05/2011 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilme nedeni de karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmamıştır.

Yargıtay Yüksek 19. Ceza Dairesinin sayın çoğunluğunun görüşünün; gerek orman suçlarının temyiz incelemesini yıllarca yapan Yargıtay Yüksek 3. Ceza Dairesinin aşağıda açıklanan içtihadına gerekse diğer dairelerin içtihatlarına aykırı olacağı gibi ceza hukukunun en temel ilkelerinden birisi olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine de aykırı olacağı tartışmayı gerektirmeyecek kadar açıktır.

Yargıtay Yüksek 3. Ceza Dairesinin 15/07/2009 gün, 2007/16443 E-2009/15194 K sayılı ilamında;

13.3.2006 günü emval üzerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, suç konusu emvalin 2 ster ibreli çam odunu ve aralarında sırıklar olan en az üç-dört yıl önce yaşamını tamamen kaybetmiş, kuru, kabukları yer yer dökülmüş ve zararlı böceklerce kısmen tahrip edilmiş budaklı ve gövdeleri genelde düzgün olmayan yakacak nitelikte olduğu köylülere verilen zati yakacak odunları içinden seçilmiş olup zati yakacak nakliye tezkeresine uygun bulunduğunun belirtilmesine karşılık 10.04.2006 tarihinde yapılan keşif sonrası düzenlenen raporda ise emvalin yapacak nitelikte, 2005 yılı yaz aylarında kesildiği,

ibraz edilen nakliye tezkeresindeki emvale uymadığının bildirilmesine ve sanık ...'nın sorgusunda emvali 4-5 sene önce taşıdığını ileri sürmesine göre bilirkişi raporları arasındaki oluşan çelişkinin giderilerek mümkün olmadığı takdirde emval üzerinde konusunda uzman orman mühendisi bilirkişi aracılığı ile yeniden keşif yapılarak hangi tarihte kesildiği,

dosyada mevcut nakliye tezkerelerindeki emvale, cins, miktar kesim tarihi ve kesim aleti olarak uygun olup olmadığı kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre sanık ...'nın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verildiğinden bahisle yerel mahkemece verilen beraat kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Somut olayımızda; gerek suç tutanağında; gerekse olaydan hemen sonra yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda; suça konu emvalin yakacak nitelikte olduğunun tespit edilmesine karşın, olaydan yaklaşık 3 yıl sonra yapılan keşif sonucunda; araç içerisinde ele geçirilen emvaller üzerinde hiç bir inceleme yapılmadan; sadece emvalin kesildiği iddia edilen bölmedeki ağaç kökleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; bir taraftan ağaçların yeterince gelişmediği belirtilirken, diğer taraftan, anılan bölmenin yapacak nitelikte ağaç yetiştirmek için planlandığı belirtilerek, kesilen ağaçların yeterince gelişip gelişmediği,

yapacak nitelikte olup olmadığı belirlenmeden; sadece sahanın yapacak nitelikte ağaç yetiştirmek için planlanmış olması nedeniyle; kesildiği iddia edilen ağaçların dip köklerinin yapacak nitelikte olduğu kabul edilmiş, ancak kesilen emvalin incelenen dip kökleri uygun olup olmadığı hususunda hiç bir açıklama yapılmamıştır.

Yukarıda ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı üzere.

20/05/2011 tarihinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun; olaydan hemen sonra yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ve suç tutanağı ile çeliştiği gibi kendi içerisinde sonuca varılırken değerlendirmeye alınan verilerinde eksik olmasına karşın, yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği gibi sanık aleyhine olan rapora neden itibar edildiği karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmamıştır.

Sanık aleyhine olan bilirkişi raporuna hiç bir gerekçe gösterilmeden itibar eden yerel mahkeme tarafından verilen kararın düzeltilerek onanmasına dair Yargıtay Yüksek 19. Ceza Dairesinin sayın çoğunluğunun görüşünün, yüksek Yargıtayın çeşitli dairelerinin yıllardır yerleşmiş bulunan içtihatlarına aykırı olduğu gibi ceza hukukunun olmazsa olmaz ilkeleri arasında yer alan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine de aykırı olacağı açıktır.

Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle, yerel mahkeme tarafından öncelikle bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek; muhafaza altını alınan emvallerin, kesildiği iddia edilen sahada tespit edilen dip kökler ile uygun olup olmadığı, anılan dip kökler ile uygun olduğunun tespit edilmesi halinde de kesilen ağaçların yeterince gelişip gelişmediği, dolayısıyla yapacak nitelikte olup olmadığı uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilerek sonucuna göre sanık hakkındaki temel cezasının belirlenmesi gerektiği düşüncesiyle yerel mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; ilişkin Yargıtay Yüksek 19. Ceza Dairesinin sayın çoğunluğunun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/8469, K. 2016/14273, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2015/8469
Karar No
2016/14273
Tarih
31 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/8469 K.2016/3043
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/8469 K.2016/7447
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/8470 K.2016/2194
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/8470 K.2016/7428
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/8470 K.2016/2011
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/8470 K.2016/6806

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.