KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/8512 E., 2015/4177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2015
- Tebliğname No
- KYB - 2015/179402
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık A.. K.. hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatine dair Sakarya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 19/02/2015 tarihli ve 2014/1219 Esas, 2015/196 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasına, sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, Sakarya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 27/02/2015 tarihli ve 2015/130 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 11/05/2015 gün ve 29998 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/05/2015 gün ve KYB. 2015-179402 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09/10/2001 günlü ve 2001/16-181 esas, 2001/200 sayılı ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06/03/2014 tarihli, 2014/6574 esas, 2014/4094 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, yapılan ödeme taahhüdünde borç miktarının tüm fer’ileriyle birlikte dökümlü olarak hesaplanıp, rakamsal olarak açıkça gösterilmesi gerekmesine rağmen, Sakarya 1. İcra Müdürlüğünce düzenlenen 05/06/2014 tarihli ödeme taahhüdünde toplam faiz olarak 167,66 Türk Lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı,
icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerekirken,
sanığın aleyhine sonuç doğuracak surette yazılı şekilde itirazın kabulü ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/8512, K. 2015/4177, 10 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama