KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/8586 E., 2015/5431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 7 - 2015/47928
- Mahkemesi
- Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 07/07/2011
- Numarası
- 2011/215 (E) ve 2011/390 (K
- Suç
- Marka Hakkına Tecavüz
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I- O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde
O Yer Cumhuriyet savcısı, bir aylık yasal temyiz süresi geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanığın temyizine yönelik yapılan incelemede
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdanî kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, adlî para cezası belirlenirken aynı gerekçeyle asgarî hadden uzaklaşılması suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanun'un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında: "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından katılanın marka hakkının ihlali suretiyle meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan katılanın tespit edilmiş bir zararı bulunmadığı gözetilmeden mahkemece "sanığın müdahil tarafın zararını karşılamadığı" gerekçesiyle sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/8586, K. 2015/5431, 12 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama