KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/8783 E., 2015/6614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2011/292300
- Mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 06/04/2011
- Numarası
- 2009/1889 (E) ve 2011/562 (K
- Suç
- 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Sanıklar hakkında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2 maddesinde düzenlenen defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan açılan kamu davasında her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanık İ.. D..'in temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede
Sanığın, 06/04/2011 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 16/05/2011 havale tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşılmakla, yasal süresi geçtikten sonra vaki temyiz talebinin REDDİNE,
II- Sanık M. D. ve katılan vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1- Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun'un 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunun'un 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi ve sanıkların suçlamayı kabul etmediklerine dair savunmaları karşısında;
faturaların her tavkim yılına ilişkin kanaat oluşturacak sayıda asılları getirtilerek kanunda öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi, faturalar üzerindeki yazı ve imzaların sanıklara aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yapılması, sahte faturaları kullanan mükelleflerden kanaat oluşturacak sayıda tanığın dinlenerek faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları konusunda gerektiğinde sanıklarla yüzleştirme de yapılarak sorulmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre;
2- 24.08.2009 tarihli iddianame ile sanıklar hakkında vergi suçu raporu ve mütalaaya uygun olarak "2006,2007,2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçlarından dava açıldığı, her takvim yılındaki eylemler ayrı suçları oluşturduğu gibi aynı yılda birden fazla fatura düzenlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden,
hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4369 sayılı Kanun ile değişik 359/b-1 maddesindeki cezanın onsekiz aydan üç yıla kadar hapis iken 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle anılan maddedeki suç için üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü nazara alındığında, her takvim yılı için son faturanın tanzim tarihinin tespiti ile suç tarihleri belirlenerek yürürlükte bulunan Kanun maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde tek suçtan mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/8783, K. 2015/6614, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama