KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/8824 E., 2016/668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesi uyarınca, incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatlar hukuken geçerli olmamakla birlikte, sanığın savunmasında ibrazı istenen defter ve belgeleri ailevi problemleri olduğu ve muhasebecisinden alamadığı için süresinde ibraz edemediğini, daha sonra vergi dariesine götürebildiğini beyan etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, işyerinin tebligat tarihinde faal olup olmadığı araştırılarak, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; sanık hakkında "kurumun zararları giderilmediğinden" bahisle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/8824, K. 2016/668, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama