İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Ceza Dairesi

YARGITAY · 19. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/944 K.2015/1069

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2015/944Karar2015/1069Tarih4 Mayıs 2015Okuma6 dk · 1.153 kelime

KÜNYE

19. Ceza Dairesi 2015/944 E., 2015/1069 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2015
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.153 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığa yükletilen eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından, sanık müdafiinin katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 04.05.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Ormanlar; gerek toprağı, gerekse üzerinde yer alan flora (bitki örtüsü) ve faunasıyla (canlılar topluluğu) oluşturduğu ekosistemler (belirli bir alanda bulunan canlı ve cansızların süreklilik arz eden karşılıklı ilişkilerinin oluşturduğu hassas denge ) bütünü olup, insan ve

tüm canlı varlıkların yaşam boyu ihtiyaç duydukları, başta doğal güzellikleri olmak üzere, çevre kirliliğini önleyici etkileri, hava, su, toprak rejimini, sellerin ve taşkınları dengeleyici özeliklerinin yanında yerleşim birimlerini, kara, demir yollarını, göl ve barajları erozyona, heyelana ve kum fırtınalarına karşı koruyucu özellikleriyle elverişli yaşam ortamı sağlayan ülkenin akciğerleri konumundaki vazgeçilmez kaynaklarımızdır.

Ormanların yurdumuz için taşıdığı bu büyük önem ve ülkemizde orman örtüsünün her geçen gün sürekli yok edildiği gerçeğini göz önünde tutan Anayasa Koyucu, ormanların korunması ve geliştirilmesini güvence altına alınabilmesi için ayrıntılı düzenlemelere yer vermiştir. Gerek 1961 Anayasası gereksede 2709 sayılı 1982 Anayasası'nın 44/son, 169 ve 170. maddelerinin amir hükmü uyarınca devlet ormanlarının mülkiyeti hazineye aittir ve ormanlar kamunun malıdır, mülkiyeti devredilemez.

Devlet ormanları kanuna göre devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

Yine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında " Tabii olarak yetişen ve emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır" hükmü uyarınca hem ağaç hemde ağaççıklar topluluğunun kapladığı yerler üzerindeki örtü tahrip edilmiş olsada salt orman toprağından dolayı buralar yine de orman sayılır.

5728 sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/3 fıkrası hükmüne göre de; suçun konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsülün 5237 sayılı TCK'nun müsadereye ilişkin hükümlerine göre zoralımına karar verilir.

TCK'nun 54/4 maddesindeki " üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir." hükmünde belirtilen eşya orman suçlarının konusunu teşkil eden ve hazinenin mülkiyetinde bulunan orman emvali olup mutlaka müsaderesine hükmolunacaktır.

Yukarıda değinildiği üzere Anayasa'nın ve Orman Kanunu'nun açık ve amir hükümlerine göre ormanlar gerek yerleriyle olsun gereksede üzerindeki ağaç ve ağaççıklar topluluğuyla birlikte mülkiyeti devlet hazinesine ait olduğundan Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunmaktadır.

Halen yürürlükte bulunan 6831 sayılı Orman Kanunu 113/1. maddesinde "Bu Kanunla yasaklanan fiilin dikiliden ağaç kesilmesine taalluku halinde ağaç müsadere edilmiş olsa dahi talep halinde hükmolunacak tazminat mahalli rayice göre hesaplanır" hükmü Ceza Mahkemelerinde bir güvenlik tedbiri olan müsaderenin Orman Kanununda sayılan suçlar yönünden daha geniş kapsamlı olarak yani emvaller, suç aletleri, nakil vasıtaları, tesislerin müsaderesi şeklinde düzenlendiğini göstermektedir.

6831 sayılı Orman Kanunundaki müsaderenin diğer suçlardaki müsadereden ayıran en bariz özelliği yerin ve bu yer üzerindeki emvalin mülkiyetinin devlete ait olması nedeniyle işlenen suçun sonucunda ormandaki değer kaybınında karşılanması, diğer bir anlatımla hem müsadereye hem de tazminata hükmolunması ve bunların toplamı üzerinden de nisbi ücreti vekaletin takdir ve tayinidir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 08.06.1949 tarih ve 10/9 sayılı kararında "ceza davası zımnında ittihaz olunan ( sebebi ile verilen ) hükümde, aynı zamanda, tazminat ve müsadere gibi herhangi bir suretle takvimi kabil mali bir netice düşünülmesi gereken hallerde, maktu avukatlık ücreti ile birlikte ayrıca tazminatın miktarı veya müsadere olunan malların değeri üzerinden nispi avukatlık ücreti tayin edilir" denilmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31.10.1977 tarih ve 330/387 sayılı kararında "müsaderesine karar verilen emvalin, 10.06.1968 gün ve 1/12 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararına göre, tesbit ettirilmesi ve değeri üzerinden, nisbi vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırıdır" (oybirliğiyle) şeklinde karar vermiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.06.1973 tarih ve 3/231 esas ve 506 sayılı kararında ise, "Orman suçlarında maktu vekalet ücretiyle tazminat ve/veya müsaderesine karar verilen emval, araç gereç ve tesislerin değeri üzerinden hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmolunur" denilmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.09.1991 gün ve 1991/3-215 esas, 91/237 sayılı kararında "zoralımına hükmedilen çay bitkilerinin değeri 75.000 TL olarak tesbit edilmiş bu miktar 452.886 TL tazminat ile 41.580 TL ağaçlandırılma giderine eklendikten sonra bulunan 569.466 TL üzerinden 52.357 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi" yasaya uygun bulunduğundan yerel mahkeme kararı oybirliğiyle onanarak kesinleşmiştir.

Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 tarihli ve 2003/3-38 esas, 2003/53 sayılı kararında ise " bozmadan sonra yapılan yargılamada orman idaresi davaya katılma talebinde bulunmuş, fakat, zoralımına karar verilen baltanın değeri ile idare adına irat kaydına karar verilen nakil vasıtası bedeli üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmemesi" yasaya aykırı olmakla birlikte, hüküm yanlızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması nazara alınarak, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

6831 sayılı Orman Kanununa Muhalefet suçlarında 70 yıla yakın bakan Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.01.2008 tarih ve 5728 sayılı Kanunla Orman Kanununda çok büyük değişiklikler yapılmadan önce ve sonrasında yerleşmiş tüm içtihatlarında müsaderesine karar verilen hallerde müsadereye konu; suç aletleri, nakil vasıtaları, kaçak emval ve tesislerin değerleri üzerinden avukat vasıtasıyla davaya katılan orman idaresi lehine nisbi vekalet üçretine hükmolunacağına dair sayısız içtihatları bulunmaktadır.

Müsaderenin yanında orman idaresinin davaya katılıp kendisi avukatla temsil ettirmesi halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği Ceza Mahkemesince hem maktu ücreti vekalete hem de Avukatlık Kanununun 164/3 maddesi gereğince "... değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla... müddeabihin değerinin yüzde onuyla yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir " hükmü uyarınca nisbi vekalet ücretine hükmolunması, sanıktan alınarak katılana verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Burada dikkat edilecek husus, 6831 sayılı Orman Kanunundaki müsadere edilecek suç eşyalarının TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan silah, uyuşturucu ve benzeri şeylerden ayıran en önemli farkın silah ve uyuşturucu maddeleri münhasıran suç oluşturup, devletin tüzel kişiliğine ait bulunmamasıdır.

Orman Kanunu ise sui generis ( kendine özgü nevi şahsına münhasır) bir kanun olup müsadere edilecek eşyanın bir kısmının devlete ait olması, suçun işlenmesi nedeniyle devletin zarar görüp müsaderenin bir nevi şahsi alacağa dönüşmesi, zararın müsadere ile karşılanmaya çalışılması, idarenin emvali geri istemesi nedeniyle olayın hukuki niteliğinin bulunması ve bu itibarla müsadere edilen eşya üzerinden de vekalet ücretine hükmolunması gerekmektedir. Dolayısıyla devlet adına ...

Müdürlüğü vekili aracılığıyla takip edilen ceza davalarında müsadere kararı verildiğinde Orman Kanununun 113. maddesi her halukarda tesbit edilen değeri üzerinden Ceza Mahkemesince orman ideresi lehine hem maktu hem de nisbi ücreti vekaleti tayini gerektiği, Yargıtay İctihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul Kararları, Ceza Genel Kurul Kararları,

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yerleşmiş ictihatları ile kabul edildiği cihetle kendisini vekille temsil ettiren katılan orman idaresi lehine müsadere edilen emval değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma düşüncesi doğru olduğundan çoğunluk görüşüne iştirak etmem mümkün bulunmamaktadır.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/944, K. 2015/1069, 4 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2015/944
Karar No
2015/1069
Tarih
4 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/945 K.2015/11223
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/945 K.2015/11816
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2015/945 K.2015/1278
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/945 K.2015/776
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/945 K.2015/560
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/945 K.2015/1199

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.