KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/11282 E., 2019/12949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Marka Hakkına Tecavüz
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1 maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olup, ...S.A. vekilinin şikayeti üzerine, sanığa ait işyerinde yapılan aramada toplam 60 adet üzerlerinde... S.A. firması adına tescilli markaların bulunduğu taklit ürünlerin ele geçirildiği iddiası ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan kamu davası açılmışsa da;
Dosya içerisinde mevcut olan ve ... . yetkilisi tarafından Av. ...’a verilen vekaletname içeriğinde “İş bu vekaletname aşağıda imzası bulunan tarafından ister mektup, ister telefaks, isterse de elektronik posta iletisi muhaberatı ile olsun, durumun gereğine göre kullanılacaktır.” şeklindeki koşulun bulunması karşısında, katılan vekilinden; iş bu dava dosyasında şikayet hakkının kullanılması amacıyla marka sahibi firmanın yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisinin tercüme edilmiş aslının veya onaylı örneklerinin bulunup bulunmadığı sorulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1) Sanık hakkında Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.11.2014 tarih, 2014/562 Esas ve 2014/811 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2019/1309 esasında kayıtlı olan dava dosyasında, aynı gün sanığın iş yerinde yapılan aramada farklı firma adına tescilli markaların taklidi olan ürünlerin bulunması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi sebebiyle zincirleme suç kapsamında kaldığı gözetilmeden, davaların birleştirilmesi gerekirken iki ayrı yargılama yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi,
uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/11282, K. 2019/12949, 17 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama