KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/13284 E., 2018/8676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ,
1-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
CMK'nın 63/1. maddesi uyarınca “Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. Ancak hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukukî bilgi ile çözülmesi olanaklı konularda bilirkişi dinlenemez” hususu düzenlenmiş olup ,ceza davalarında suçun manevi unsurunun oluşup oluşmadığına karar verme yetkisi hakime ait olup bilirkişilerin suçun manevi unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunda görüş bildirme yetkileri bulunmamaktadır.
İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun'un 179. ve 6102 sayılı TTK’nın 376. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip,şikayet tarihi itibarıyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle borçlu şirketin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden borçlu şirketin muhasebecisi öğrenilerek bu yerden, bunun mümkün olmadığı takdirde zabıta marifetiyle yaptırılacak araştırma suretiyle şirkete ait ticari defterlerin ve kayıtların temini yoluna gidildikten sonra,
borçlu şirket hakkındaki kesinleşmiş tüm icra takip dosyaları da tespit edilerek, bu takip dosyalarındaki alacak miktarları da şirketin pasifine eklendikten sonra ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını müteakip, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken şirketin aktif ve pasif durumunu tam olarak belirtmeyen, denetime elverişli olmayan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/13284, K. 2018/8676, 11 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama