KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/15152 E., 2017/2983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Şikayetçi vekilinin temyizi itirazlarının incelenmesinde;
02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 6/3. maddesi uyarınca, aynı KHK'nın 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere göre muhakemat hizmeti temin edilemeyen hallerde adli ve idari davalar ile icra takiplerini yürütmek üzere merkez ve taşra birim amirlerine, aynı KHK'nın 2/1-e maddesinde tanımlanan üst yönetici tarafından temsil yetkisi verilebileceğinin hüküm altına alınmasına göre, dava takip yetkisinin üst yönetici tarafından müdürlük teşkilatı bulunan yerlerde orman işletme müdürüne, şeflik teşkilatı bulunan yerlerde ise orman işletme şefine devredilebileceği,
taşra birim amirlerinin bu yetkilerinin devredilmesinin ise anılan KHK tarafından öngörülmediği gözetildiğinde katılma tarihi itibariyle dava takip yetkisi bulunmayan dava takip memurunun davaya katılma yetkisi bulunmamakla, usulüne uygun şekilde davaya katılmayan orman idaresinin temyiz yetkisi de bulunmamakla şikayetçi vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağında, 838, 839, 840, 841 numaralı bölmelerde toplamda 9,2 hektarlık alanın işgal edildiğinin belirtilmesine; iddianamenin bu tutanağa istinaden düzenlendiğinin anlaşılmasına; mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişi raporunda dava konusu yerin kadastro çalışmalarının yapıldığının ve kesinleştiğinin bildirilmesine; fen bilirkişi raporunda ise 836 ada 1 nolu parsel içinde kaldığının belirtilmesine.
24.11.2014 tarihli ek fen bilirkişi raporunda da suça konu 836 ada 1 nolu orman parselinin tapu kayıtlarında davalı olduğunu, kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediğine dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadığının bildirilmesi karşısında; dava konusu yerin neresi olduğunun tam olarak tespit edilip ondan sonra kesinleşmiş orman sınırları içinde kalıp kalmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde anlaşılmasından sonra karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/15152, K. 2017/2983, 3 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama