KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/1537 E., 2016/20056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunun sahte evrak veya hileye elverişli her türlü fiil ve hareketle işlenmesi mümkün olmakla birlikte suça konu fiiller değerlendirilirken hile oluşturabilecek nitelikte olup olmadıklarının tespit edilmesi veya irdelenmesi gereklidir.Bir başka anlatımla, fiil ve hareketlerin bu konuda işlem yapmakla görevli olan kimseleri aldatabilecek nitelik ve kabiliyette olması lazım olup yapılan hilenin ortalama dikkat, bellek ve muhakeme yeteneğine sahip bir kişiyi aldatmaya elverişli olması zorunludur.Eylem ve hareketlerin sergileniş,
sahte evrakın düzenleniş biçimi itibariyle muhatabını aldatma yeteneğine sahip olmamasına rağmen muhatabının bu belgeler üzerinde veya sergilenen hareketler karşısında yapılması icap eden inceleme, mukayese ve kontrol işlemlerini özensiz veya dikkatsiz bir şekilde yapması veya hiç yapmaması sonucu amaçlanan netice meydana gelmiş olsa dahi muhatap olan kimsenin ihmali veya umursamaz hareketlerinin esasen aldatma yeteneği bulunmayan sahte belgeleri veya davranışları askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçu açısından elverişli vasıta haline dönüştüremeyeceği cihetle,
somut olayda sanığın sevk edildiği ... ilindeki birliğine katılmadığı halde katıldığına dair sevk B belgesini posta yoluyla, bağlı olduğu ...
Askerlik Şubesi'ne göndermek suretiyle askerden kurtulmak için hile yaptığının iddia edilmesi karşısında, bahse konu posta gönderisine ilişkin kayıtlar ile posta zarfının temin edilerek, nereden gönderildiği ve resmi posta gönderisi olarak gönderilip gönderilmediğinin araştırılıp, bahse konu posta zarfı üzerindeki başlık, yazı ve varsa mühür izlerinin askeri yazışma kurallarına uygun olup olmadığı ile bu bağlamda askerlik şubesi görevlileri bakımından aldatma yeteneğini haiz olup olmadığının belirlenmesininin ardından sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanığın askerlik hizmetini bilahare bedelli olarak yaptığı gözetilerek, cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırın makul miktarda aşılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza takdiri suretiyle TCK'nın 61. maddesine, aykırı davranılması,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Yargılama gideri miktarının 20,00 TL'nin altında olması nedeniyle CMK'nın 324. maddesinin 4. fıkrasına 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca Hazine üzerinde bırakılması gerektiği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/1537, K. 2016/20056, 22 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama