KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/15557 E., 2019/4309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dava konusu yapının bulunduğu yerde mahkemece yapılan keşif sonrasında orman mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 01.08.2014 tarihli raporda dava konusu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırlarında orman sayılan yerlerden olduğu ancak 22.09.2014 tarihli fen bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ve bu rapora istinaden 04.12.2014 tarihli duruşmada mahkeme huzurunda fen bilirkişinin hazır edilerek alınan beyanında"...ancak 248 ada 1 parsel adı altında Mera olarak tespiti yapılan parselin zemin itibariyle kadastro paftasına uygun olmadığı yerde daha kuzeybatıda olduğunu,
ölçüm yapan kişilerin hatasından dolayı paftada kayma olduğunu, bu nedenle dava konusu yerin orman parseli içerisinde görüldüğünü, aslında dava konusu yerin hazineye ait mera alanında olduğunu" ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için, hava fotoğrafları, memleket haritası, amenajman planı ve varsa kadastro tutanaklarının getirtilerek, orman ve harita tekniğinden anlayan harita mühendisi, ziraat mühendisi ve orman mühendisi bilirkişinin bulunduğu 3 kişilik heyet ile yeniden keşif yapılarak,
suça konu yerin orman tahdit çalışmalarının yapıldığı tarih itibariyle orman, mera vb. vasıfları kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçeyle karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/15557, K. 2019/4309, 13 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama