KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/15657 E., 2018/10459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1) Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette,
2) Gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
3) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut uyuşmazlıkta. Alanya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6684 Esas sayılı dosyasının alacaklısı .... İnş.
Ltd Şti ile sanığın yetkilisi olduğu borçlu şirket arasındaki bono düzenlenmesine yol açan borç ilişkisinin neden kaynaklandığı her iki şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle araştırılmaksızın,
bahse konu şirketin yetkilisinin takip tarihinin hemen ertesi günü icra dairesine gelerek borcu kabul edip sürelerden de feragat ettiği göz önünde bulundurulduğunda borç ilişkisinin hayali borç ikrarı niteliğinde olup olmadığı ve borçlu sanığın borcu karşılamaya yetecek başkaca mal varlığının bulunup bulunmadığı konusunda araştırma yapılıp sonucuna göre şikayete konu işlemlerin alacaklıyı zarara sokmak kastıyla yapılıp yapılmadığı hususunda sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi;
yapılan araştırma neticesinde suçun sübut bulması durumunda ise, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 331/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi,
suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/15657, K. 2018/10459, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama