KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/2616 E., 2017/3801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sermaye Piyasası Kanununa Aykırılık, Özel Belgede Sahtecilik
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre;
I) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu' nun 47/1-B-2 maddesi 1. cümlesine aykırılık fiilinden kamu davası açılmış ancak hüküm kurulmamış ise de zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği ve bu konuda temyiz denetimine konu bir hüküm bulunmadığı,
II) Sanıklar ... ve ...' un 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu' nun 47/1-B-2 maddesi son cümlesi delaletiyle 5237 sayılı TCK' nın 207/1-2 maddesi gereğince ikişer defa cezalandırılmaları talep edilmiş ve fakat bu sanıklar hakkında söz edilen fiillerden sadece AC İstanbul Uluslararası Bağımsız Denetim A.Ş.' ye karşı gerçekleştirdikleri eylem ile ilgili hüküm kurulduğu gözetildiğinde, iddianame ile dava konusu edilen ikinci fiilin aynı kasıt altında aynı fiilin birden çok defa işlenmesi niteliğinde bulunduğu gözönüne alınarak, zamanaşımı süresi içerisinde ikinci fiilden kurulacak hükümde TCK' nın 43. maddesinin uygulanması yönünden değerlendirme yapılabileceği anlaşılarak dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanıkların üzerine atılı suçlar yönünden mahkemece yapılan araştırma ve yürütülen kovuşturma yeterli görüldüğünden; bu suçlar yönünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında 2499 sayılı (mülga) Sermaye Piyasası Kanunu' nun 47/1-A-5 maddesi gereğince kurulan ve ayrıca yine sanıklar ... ve ... hakkında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu' nun 47/1-B-2 son cümle delaletiyle TCK' nın 207/1-2 maddesi gereğince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yükletilen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesi açısında yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş; sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp, yerlerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak,
TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresinin yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında; 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu' nun 47/1-B-1 maddesinden açılmış bir dava bulunmamasına rağmen hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,
3) Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulan 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu' nun 47/1-B-1 maddesine aykırılık fiilinin suç olarak tanımlandığı yürürlükte olan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 111/1. maddesinin sanığın lehine olduğunun gözetilmemesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/2616, K. 2017/3801, 25 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama