KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/2675 E., 2017/10871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- 7201 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-Katılanların ve ...'ın ortağı oldukları...ye ait soda fabikasının yine ...'ın da ortağı olduğu ... ... Ürün ve Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti'ne 5 yıllığına kiralanması esnasında katılan ... adına düzenlenmiş çeklerin teminat olması amacıyla Salih tarafından şirket namına imzalanıp ...
Şirketi'ne ciro edilerek ...'a verilmesinin ardından, çeklerin ... tarfından şahsi borcuna karşılık ...a ciro edilerek teslim edilmesi üzerine Halit tarafından bu çeklerden 2 tanesinin Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nde icra takibine konulması, Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nce ...
A.Ş ve katılan ... adına ayrı ayrı çıkarılan ödeme emirlerinin suç tarihi olan 22.05.2012 günü Astek firmasının muhasebecisi olan sanık tarafından tebliğ mazbatası üzerine "şirketin muhasebecisi (çalışanı )" ibaresi yazılmak suretiyle ayrı ayrı imzalanarak,
borcun muhattapları olan şirket ve katılan ...'in çalışanı olmayan sanıkca ödeme emirlerinin usulsüz şekilde tebellüğ edilmesinin akabinde şirket hakkındaki icra takibinin kesinleşmesiyle 13.06.2012 tarihinde Erdem A.Ş'ye haciz işlemi uygulanması şeklinde sübuta eren eylemin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 55/1-c ve 55/2 maddelerine uyduğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen ve yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında. "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda, doğrudan Tebligat Kanunu'na muhalefet suçunun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir maddi zarar bulunup bulunmadığı belirlenerek, engel sabıkası da bulunmayan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışılmadan katılanların zararının giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/2675, K. 2017/10871, 11 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama