KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/4273 E., 2016/21285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Açma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II-Ağaç kesme suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka ayrılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 52/4. madde hükmü gereğince adli para cezasının belirli taksitler halinde ödenmesinde taksit miktarının dörtten az olamayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/4273, K. 2016/21285, 10 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama