KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/5175 E., 2016/21848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6762 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1) Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyizde,
Gerekçeli karar başlığında sanık ...’nün vekaletname verdiği avukatı olan Av. ...’ın adı gösterilmemiş ise de, şekli anlamdaki bu eksikliğin yerinde düzeltilebileceği kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, CMK'nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasına “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, CMK'nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddeleri uyarınca, 750,00TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresi eklenmek suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA
2) Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyize gelince,
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 31/01/2016 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/5175, K. 2016/21848, 26 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama