KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/5749 E., 2017/8264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet, Beraat
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar ... ve ... hakkında 2004 sayılı İİK'nın 345/a maddesine ilişkin olarak kurulan hükümlere yönelik incelemede,
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi hükmü karşısında mahkemece sanıklar hakkında beraat kararı verildiği halde sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 500,00 TL.vekalet ücretinin şikayetçiden alınıp sanıklar ... ve ...'a verilmesine” ibaresi eklenmek suretiyle,başkaca yönleri kanuna uygun bulunan HÜKÜMLERİN tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... Kuyumcuyan hakkında İİK'nın 345/a maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,
İlamlı icra takibinde hukuki sonuç doğurması bakımından ilamda yazılı borçlu vekiline tebligat yapılması yasal ise de ceza hukuku bakımından cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak ,şikayet olunan asıl borçluya değil de borçlu vekiline icra emri tebligatının, cezai sorumluluk bakımından hukuki sonuç doğurmayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar önödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 345/A maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/5749, K. 2017/8264, 17 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama