KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/5803 E., 2018/3017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması karşısında, somut olayımızda; haczedildikten sonra elden çıkartıldığı anlaşılan 3 adet büyükbaş hayvan dışında, .... plaka sayılı araca ve sanığın hissedar olduğu .... ili, ....
Mahallesi, 2174 ve 2175 parsel sayılı taşınmazlardaki sanık hisselerine haciz konulduğu, bunun dışında sanığın murislerinden intikal eden .... ili, .... Mahallesi, 503 parsel, .... ili, .... Mahallesi, 2166 parsel ve .... ili, .... Mahallesi, 4029 parsel sayılı taşınmazlardaki sanık hisselerine haciz konulduğu ve bu parseller üzerindeki ortaklığın satış sureti ile giderilmesi için ....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davanın sonucu ile haczedilen menkul ve gayrinemkul malların üzerlerindeki haciz şerhleri de dikkate alınarak, takip borcuna yetecek miktarda olup olmadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri yerine eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 331/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi,
suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2-İİK' nın 331/1. maddesinde düzenlenen suçun yaptırımının '' ....altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası....'' şeklinde düzenlenmesine karşın, sanık hakkında sadece hapis cezasından TCK' nın 50/1-a maddesi uyarınca çevrilen adli para cezasına hükmedilmek sureti ile eksik ceza tayin edilmesi,
3-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''27.02.2014'' yerine ''03.03.2014'' olarak gösterilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/5803, K. 2018/3017, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama