KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/6437 E., 2016/21901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında orman sınırları içinde kireç ocağı işletmesi nedeniyle 4 ayrı tarihte birden fazla suç tutanağı düzenlendiği, eylemler arasında hukuki kesinti oluşturacak bir işlem yapılmadığı, ayrı ayrı açılan dava dosyalarının birleştirilerek temyize konu kararın verildiğinin anlaşılması karşısında, suçun zincirleme olarak işlendiği ve verilen cezada TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/6437, K. 2016/21901, 26 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama