KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/6851 E., 2017/9356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Suç zabıt tutanağında zeminde dip köklerden ve açmanın ne şekilde yapılmış olduğunun bahsedilmemesi, kesildiği iddia edilen emvalin mevcut olmaması, bilirkişinin raporunda ise hem zeminde dip köklerin bulunmadığı hem de dip köklerin incelenmesinden açmanın 2010 yılı Mart Nisan ayında yapılmış olduğu, ayrıca ağaçların yapacak nitelikli olup motorlu testere ile kesilmiş olduğu belirtilerek (tutanakta gösterildiği gibi) çelişkiye düşülmesi karşısında, sanığın ağaç kesmediği sadece babasından kalan meyve bahçesini mevcut haliyle kullandığı ve zaman zaman kuruyan meyve ağaçlarının yerine yenilerini diktiğini beyan etmesi karşısında,
Dip köklerin mevcut olmaması durumunda, ağaç kesme ve açma suçlarının nasıl gerçekleştirilmiş olduğu hususunda tereddüt oluşması nedeniyle, öncelikle bilirkişinin raporundaki çelişki giderilerek, tutanak tanıkları ile sanığın dava konusu yeri ne şekilde kullandığını bilebilecek durumda olan köy muhtarı, ihtiyar heyeti üyeleri, köy bekçisi ile komşu parsel sahipleri dinlenerek, sanığın ağaç kesip kesmediği, alandaki ağaçların ne zaman kesilerek açma yapılmış olduğu ve alanın eski açma olduğunun saptanması durumunda sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesinin uygulanabilmesi için dava konusu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine Ceza Davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece
bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; Davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen tesis değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/6851, K. 2017/9356, 8 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama