KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2017/3952 E., 2017/10973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2017
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık ...’nin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Bilecik 1. İcra Ceza Mahkemesinin 12/03/2014 tarihli ve 2014/15 esas, 2014/265 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bilecik 2. İcra Ceza Mahkemesinin 30/06/2014 tarihli ve 2014/175 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/07/2017 gün ve 94660652-105-11-9505-2014-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2017 gün ve KYB.2017/42234 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya aslının kaybolması nedeniyle Bilecik 1. İcra Ceza Mahkemesince ihya işlemi sonucu oluşturulan onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede:
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 04/11/2013 tarihli taahhütnamede işlemiş ve işleyecek faiz miktarlarının ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmediği,
bu konuda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle, beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2017/3952, K. 2017/10973, 13 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama