KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2017/5882 E., 2018/11157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6183 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'ın ... Emlak İnşaat Ltd.
Şti'nin sahibi ...'ın oğlu ve şirketin yetkilisi olduğu, söz konusu şirket üzerine kayıtlı ... sayılı adreste bulunan gayrimenkulün mevcut olduğu ancak şirketin vergi borcu bulunması sebebiyle 6183 sayılı Kanun uyarınca şirkete ait olan gayrimenkule 25/07/2008 tarihinde haciz konulduğu, şirketin vergi borcunu ödememesi sebebiyle haczedilen gayrimenkulün ikinci ihalesi sonucu 26/09/2013 tarihinde 51.000 TL karşılığında satıldığı, 18/09/2013 tarihinde katılan kurum tarafından gayrimenkulün kapısının kilidinin değiştirildiği,
30/09/2013 tarihli yazıyla söz konusu gayrimenkulde bulunan eşyaların 3 gün içinde boşaltılması hususunun 02/10/2013 tarihinde şirkete tebliğ edildiği, 07/10/2013 tarihinde söz konusu gayrimenkule zarar verildiğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda evin bir çok bölümüne kasten zarar verildiğinin ve eve balkon kapısı zorlanarak girildiğinin tespit edildiği, sanık ...'ın ... ve ...'u evde bulunan eşyaları alması için daireye gönderdiği, daire kapısının açılmaması üzerine tanık olan anahtarcı ...'in ...'ın yönlendirmesiyle diğer sanıklarla birlikte kapı kilidini değiştirdiği,
dairede önceleri kiracı olarak bulunan ...'un eşyaları almak için daireye gidip kapıyı açamaması üzerine ... ile görüştüğünü, ...'in kendisine balkon kapısını açık bıraktıklarını, balkondan girerek eşyaları alabileceğini söylediğini beyan ettiği, ...'nün 29/11/2013 tarihli yazısı ve eklerinde bulunan 14/04/2013 tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu dairenin kıymet takdirinin 100.000 TL olarak yapıldığı, dairede herhangi bir zarar bulunduğuna ilişkin tespitin olmadığı, rapor doğrultusunda 12/06/2013 tarihinde söz konusu evin değerinin 100.000 TL olarak takdir edildiği,
13/11/2013 tarihinde Tapu Müdürlüğü'ne yazı yazılarak dairenin ihale alıcısı adına tescil edilmesinin talep edildiği, ...'un alınan savunmalarında, soruşturma aşamasında eve ... ile birlikte girerek eşyaları aldıklarını, evde herhangi bir zarar bulunmadığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında ise eve ...'ın girdiğini, kendisinin dışarıda beklediğini, evi görmediğini beyan ettiği, ...'in alınan savunmasında, eve girdiklerinde evin içine zarar verilmiş olduğunu gördüklerini, ...'ın alınan savunmasında ise, ...'ın kendisini arayarak eve zarar verilmiş olduğunu söylediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
Sanıkların birbiriyle çelişen savunmaları, olay örgüsü içerisinde zaman akışına göre sanıkların suça konu eve girdiğinin sabit olması, kıymet takdiri sırasında evde herhangi bir zararın bulunmaması ve eve biçilen değer ile ihale satış bedeli arasındaki fark, evin önceki kiracısı ...'a sanık ...'ın balkon kapısını açık bıraktıklarını beyan etmesi ile olay yeri inceleme raporunda balkon kapısında zorlama izinin bulunması, 18/09/2013 tarihinde evin giriş kapı kilidi değiştirildikten sonra 07/10/2013 tarihine kadar eve sanıkların dışında başka şahısların girdiğine ve zarar verdiğine ilişkin adli makamlara yapılmış bir şikayetin mevcut olmaması,
gayrimenkulün ihale alıcısı adına henüz tescil edilmemiş olması hususları ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde sanık ...'ın yetkilisi olduğu şirketin vergi borcunun tahsili için haciz işlemi yapılan gayrimenkule zarar vermeleri hususunda diğer sanıklar ... ve ...'u azmettirerek kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya tahsili zorlaştırmak maksadiyle suça konu gayrimenkulü değerden düşürdüklerinin anlaşılması karşısında, üzerlerine atılı 6183 sayılı Kanun'un 110/1. maddesinde tanımlanan suçu işledikleri sabit olan sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2017/5882, K. 2018/11157, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama