KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2018/1453 E., 2018/4519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-6222 sayılı Kanun'un 13/2. maddesindeki suç açısından maddi unsur, esasen bulundurulması suç oluşturmamakla beraber 12. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddelerin spor alanlarına sokulmasıdır. Buna göre, kişinin bu alet veya maddeleri spor alanında üzerinde bulundurması suçun oluşumu açısından yeterli olup, bu alet veya maddelerin spor alanlarında kullanılıp kullanılmaması önem taşımamaktadır. Bu fiil eğlenme veya kutlama için olsa bile bu suç oluşacaktır.
6222 sayılı Kanun'un 13/4. maddesine göre, anılan Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri spor alanında kullanan kişi, bu suretle müsabaka düzeninin bozulması halinde, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Burada, anılan Kanun'un 13/2. maddesinden farklı olarak, esasen bulundurulması yasak olmamakla beraber kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeleri spor alanında kullanan kişinin bu suretle müsabaka düzeninin bozulmasına yol açması cezalandırılmaktadır. Bu suç açısından, müsabaka düzeninin bozulması objektif cezalandırılabilme şartını teşkil etmektedir.
Failin kastının müsabaka düzeninin bozulmasını kapsaması, bu suçta aranmayacağından, fail, bu alet veya maddeleri spor alanında kullanmakla müsabaka düzeninin bozulmasını öngörmüş olmasa bile bu madde çerçevesinde cezalandırılacaktır. Müsabaka düzeninin bozulması, sportif faaliyetin olağan akışının dışarıdan yapılan müdahale ile durdurulmasını ifade etmektedir.
Dosya kapsamına göre, 29.08.2012 tarihinde Fenerbahçe - Spartak Moskova profesyonel futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası esnasında ev sahibi seyircilere tahsis edilen yerde bulunan sanığın, 6222 sayılı Kanun'un 12/1-b maddesi kapsamına giren meşaleyi yakması biçimindeki eylemi karşısında, sanığın yaktığı meşale ile müsabakanın düzenini bozduğuna ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir delil olmaması da dikkate alınarak, sanığın eyleminin 6222 sayılı Kanun'un 13/2. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek, anılan Kanun'un 13/4. maddesi gereğince hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Kısa süreli hapis cezası TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevirilen sanık hakkında; güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarının seyirden yasaklanma kararının süresi bakımından, 6222 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi "...Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer..." hükmünün uygulanması gerekirken, mahkemece kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir yıl süre ile spor müsabakalarından seyirden yasaklanmasına karar verilmesi,
3-Sanık hakkındaki güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararının bir sonucu olarak 6222 sayılı Kanun'un 18/10. maddesinde yazılı bulunan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
4-5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten ve bu karar kesinleştikten sonra, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi durumunda, önceden verilen açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, verilen hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/1453, K. 2018/4519, 16 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama