KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2018/1728 E., 2018/5718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Şikayetçi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Şikayetçi vekiline tefhim olunan hükmü vekilin yasal süresinden sonra 20.01.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2- Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İlamlı icra takibinde hukuki sonuç doğurması bakımından tebligatın borçlu asile yapılması gerektiği, borçlu vekiline tebligat yapılması yasal ise de cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak cezai sorumluluk bakımından sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar önödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 345/a maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/1728, K. 2018/5718, 8 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama