KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2018/263 E., 2018/3886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Beraat, Mahkumiyet
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede,
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 345/a maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırı üç ay hapis cezası olduğundan ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
1-Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olan TCK’nın 50/1-a maddesinin karar yerinde gösterilmemesi,
2-TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/263, K. 2018/3886, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama