KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2018/3696 E., 2018/9696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararlarının infazı kabil kesinleşmiş mahkumiyet kararı niteliğinde olmadığı dikkate alınarak suça konu orman emvallerinin ve nakil vasıtasının müsadereleri hususunda her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
22.02.2018 tarihinde açıklanan hükümde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 10.05.2011 tarihli hükümde karar altına alınan vekalet ücretinin mahsup edilmesi suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmı çıkarılarak yerine "22.02.2018 tarihinde açıklanan hükümde,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/3696, K. 2018/9696, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama