KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2018/3981 E., 2018/12885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet, Beraat
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Ele geçirilemeyen ve dolayısıyla hakkında el koyma işlemi yapılamayan motorlu testerenin piyasa değerinin müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden 13. maddenin çıkartılması suretiyle, başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluşturduğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelenmede;
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 09.06.2010 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/3981, K. 2018/12885, 5 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama