KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2018/5757 E., 2018/12140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın 1072 sayılı Kanun kapsamında bulunan tombala makinasının maliki, zilyedi ya da işleteni olduğuna dair dosya içerisinde delil bulunmadığı, sanığın olay yerinde bulunuş amacı ve faaliyetlerinin kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçuna ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, 1072 sayılı Kanuna muhalefet suçu bakımından sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi ve sanığın mahkumiyetine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
CMK'nun 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.
Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu,
açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi suretiyle CMK'nun 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/5757, K. 2018/12140, 20 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama