KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2018/6854 E., 2018/12380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2018
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, TCK'nun 32/1, 57, 54, CMK'nun 223/3-a maddeleri gereği ceza verilmesine yer olmadığına, sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınması suretiyle hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmesine ve yediemine alınan suça konu orman emvalinin müsaderesine dair, Kocaeli (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/10/2013 tarih, 2012/875 Esas, 2013/726 Karar sayılı hükmün sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 20/09/2018 gün ve 2015/9041 Esas, 2018/9232 sayılı kararıyla;
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi karşısında; katılan lehine sanıktan tahsil edilmek üzere vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oy birliğiyle karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Tebliğnamemizde de değindiğimiz gibi;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında yargılama konusu suçtan dolayı cezai ehliyetine sahip olup olmadığının kesin olarak saptanması için Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan veya tam teşekkülü ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden kurul raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASI gerekirken, düzeltilerek onanmasına dair yüksek Daire kararı usul ve yasalara aykırıdır.
SONUÇ VE İSTEM
"Yüksek Dairenizin itiraza konu 20.09.2018 tarih ve 2015/9041 Esas 2018/9232 Karar sayılı ilamının CMK'nun 308/2-3 maddesi kapsamında itirazımıza binaen incelenmesi ve yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA karar verilmesi, İtirazımızın yerinde görülmeyip reddi halinde yukarıda arz ettiğimiz itiraz nedenlerimizin bir kez de CMK'nun 308/1-3 maddesi uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunca tartışılması ve ilamın talebimiz doğrultusunda BOZULMASI için dosyanın YÜKSEK YARGITAY CEZA GENEL KURULUNA tevdii itirazen arz ve talep olunur.", isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/6854, K. 2018/12380, 26 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama