KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2018/8434 E., 2019/868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2019
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair..... 10. İcra Ceza Mahkemesinin 06/03/2018 tarihli ve 2018/22 Esas, 2018/64 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine yönelik mercii..... 11. İcra Ceza Mahkemesinin 27/07/2018 tarihli ve 2018/26 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/12/2018 gün ve 94660652-105-34-14294-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2018 gün ve KYB.2018/99121 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 02/11/2017 tarihli taahhütnamede takip sonrası faiz olarak 1.934,01 Türk lirası belirtilmiş ise de, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi,
alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/8434, K. 2019/868, 24 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama