KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/11039 E., 2020/18140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Müşteki vekilinin temyiz talebine yönelik incelemede,
Duruşmadan haberdar edildiği hâlde, 5271 sayılı CMK'nın 237 ve 238. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak kamu davasına katılmayan müştekinin sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığından, müşteki vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
2-) Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Kanun'un 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/11039, K. 2020/18140, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama