KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/11083 E., 2020/16437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-)Üst Cumhuriyet savcısının temyiz talebine yönelik incelemede,
Üst Cumhuriyet savcısının 15/05/2014 tarihinde verilen hükme yönelik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 17/06/2014 tarihli temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-) Sanığın temyiz talebine yönelik incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Kanun'un 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/11083, K. 2020/16437, 24 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama