KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/22160 E., 2020/17366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünü içerir gerekçeli kararın, sanık ile aynı ikamette birlikte oturan eşine tebliğ edildiği mazbataya şerh edilmiş ise de, tebellüğ tarihi olan 26.03.2015 tarihinde sanığın henüz evlenmediği, evlilik tarihinin 18.09.2015 olduğu, bu sebeple tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Kanun'un 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/22160, K. 2020/17366, 30 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama