KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/23302 E., 2020/16785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihi ile katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören ...' nün 09.04.2014 tarihli dilekçesinde davaya katılmak istediğini belirtmesine karşın, bu istek ilk derece mahkemesince karara bağlanmamış ise de, 24.04.2015 tarihli temyiz dilekçesinin kapsamı ve içeriği gözetilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören ...' nün davaya katılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen ''Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.'' şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermesi,
yine aynı Kanun' un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun' un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/23302, K. 2020/16785, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama