KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/28363 E., 2019/13871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2019
- Mahkemesi
- 3. Kolordu Komutanlığı Askeri Mah. (Kapatılan
- Suç
- 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet, Beraat
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
06/06/2014-11/06/2014 tarihleri arasındaki izin tecavüzü suçundan verilen beraat kararının gerekçesine yönelik bulunmayan temyizde sanık müdafinin esasen hukuki yararının da bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi yoluyla 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık hakkında firar suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın 07/11/2014 - 19/12/2014 tarihleri arasında tutuklulukta, 05/06/2015 - 12/06/2015 tarihleri arasında adli gözlem altında geçirdiği sürelerin TCK’nin 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında hatalı olarak 07/11/2014 - 19/01/2015 tarihleri arasında tutuklulukta, 08/06/2015 - 12/06/2015 tarihleri arasında adli gözlem altında geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verilmiş ise de, mahsup edilecek süreler infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılıklara da rastlanmamıştır.
Ancak,
1) Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nin 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
2) Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin sevk maddesi olarak TCK'nin 52/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3) TCK'nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmelerine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükümlerin BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hükmün adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine ilişkin 2. maddesinin 5. fıkrası ile 3. maddesinin 5. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerlerine “Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği,
sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alınarak TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nin 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 300 tam gün olarak belirlenmesine, TCK'nin 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL hesabıyla 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/28363, K. 2019/13871, 6 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama