KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/29877 E., 2019/11207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2019
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Yetkisi olmadığı halde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunmak suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/07/2018 tarihli ve 2017/2197 soruşturma, 2018/1477 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair mercii Seydişehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/08/2018 tarihli ve 2018/903 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 01/03/2019 gün ve 16908 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2019 gün ve KYB-2019-23943 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar dosyaya ibraz edilen ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karara esas alınan 04/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda müşteki firma ile şüpheli arasında tescilli tasarımın müşteki firmaya devredildiği ve bu devir sebebiyle müşteki ve şüpheli sıfatlarının birleştiği belirtilmiş ve bu gerekçeyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin işyerinde yapılan arama neticesinde ele geçirilen çok sayıda kuru sıkı tabanca üzerinde “...” ibaresinin bulunduğu, müşteki vekilince dosyaya ibraz edilen 28/01/2019 tarihli hukukî mütalaada belirtildiği üzere;
şüpheli ile müşteki firma arasında yapılan tasarım hakkının devrine ilişkin sözleşmenin tescilli tasarıma ilişkin olduğu ve şüpheli tarafından tescilsiz olarak “...” ibaresi ile üretilen ürünleri kapsamadığı, bahse konu eylemlerin "..." ibaresi ile müşteki firma adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine,
yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
03.01.2013 tarih, 2013 00020 tescil numaralı tasarımın, 15.11.2017 tarihli tasarım belgesi devir sözleşmesi ile şüphelinin yetkilisi olduğu firma tarafından şikayetçi firmaya devredilmesinin; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 30. Maddesinde düzenlenen marka hakkına tecavüz suçunun unsurları bakımından hüküm ve sonuç doğurmayacağı gibi şüpheli tarafından “...” ibaresi ile üretilen ürünlerin, müşteki firma adına tescilli "..." markasına iltibas yoluyla tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği anlaşılmakla;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/29877, K. 2019/11207, 12 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama