KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/31020 E., 2019/11858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 17/03/2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na tebliğ edilmeden 31/03/2011 tarihinde kesinleştirildiği, sonrasında sanığın 28/01/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 26/03/2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanması üzerine duruşma açılarak temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 17/03/2011 tarihli hükme yönelik Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan Kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı,
dolayısıyla sanığın 28/01/2012 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında duruşma açılıp yazılı şekilde hüküm kurulması, dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 17/03/2011 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmaması, 17/03/2011 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/31020, K. 2019/11858, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama