KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/32027 E., 2020/12709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5651 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, sanık müdafiinin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu anlaşılmakla, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre incelemede;
06.02.2014 tarihli 6518 sayılı yasa ile değişik 5651 sayılı Kanun'un "İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi" başlıklı 9. maddesiyle birlikte "mahkeme kararının, kararda yazılı şartlarda ve öngörülen şekilde, yasada belirtilen süre içinde uygulanmaması" olarak tanımlanan suçun maddi unsuru olan fiil ve fail unsurları, aynı anda değişmiştir. Öte yandan, değişen kanun maddesine göre, içerik sağlayıcısının yaptığı internet yayını nedeniyle cezai anlamda bir sorumluluğu kalmadığı gibi yer sağlayıcısının sorumluluğu ise sadece "bildirim yükümlülüğü" ve gerektiğinde "kendisine tebligat yapılması halinde yasada öngörülen ve Kurum tarafından kendisinden istenen yükümlülükleri" yerine getirmediği takdirde verilecek idari para cezası ile sınırlandırılmıştır.
Temyize konu hükme esas olan somut uyuşmazlıkta;
Suça konu kesinleşmiş mahkeme kararının, düzeltme ve cevap metninin sanığın sahibi olduğu internet sitesinde yayımlanması suretiyle yerinde getirildiğinin, ancak ne zaman yayımladığının tespit edilememesi karşısında, sanığın "kesinleşmiş mahkeme kararının tebliği üzerine süresinde (en geç iki gün içinde) gereken işlemi yapmamak" şeklindeki eyleminin; suç tarihinde yasanın aradığı maddi unsurları gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tam olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle yerel mahkemece CMK'nin 223/2-e maddesinden beraat hükmü kurulduğu,
Ancak;
19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve gerek iddianamenin yazıldığı tarihte gerekse hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6518 sayılı Kanunla değişik 5651 sayılı Kanun'un 9/10. maddesine göre; erişimin engellenmesine dair bir mahkeme kararının gereğini yerine getirmekle yükümlü kılınmayan ve "sorumlu kişi" tanımında bulunmayan "içerik sağlayıcısı" sanığın eyleminden artık sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla suçun faili olamayacağı sabit olup bu nedenlerle sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereği beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde CMK'nın 223/2-e. maddesi gereği beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/32027, K. 2020/12709, 12 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama