KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/32057 E., 2020/403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Ortadan Kaldırma
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
5237 sayılı TCK'nin “Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi” başlıklı 67. maddesinin ikinci fıkrası;
“Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı kesilir” şeklinde düzenlenmiş olup, dava zamanaşımını kesen nedenler, bir suçla ilgili olarak; şüpheli veya sanıklardan birinin Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi ve sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi olarak belirtilmiştir.
Dava zamanaşımının kesilme nedenleri sayılırken madde metninde kullanılan “şüpheli veya sanıklardan birinin”, “şüpheli veya sanıklardan biri hakkında”, “sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa” ibarelerinden dolayı “dava zamanaşımının sirayeti” ilkesinin benimsendiğinin anlaşıldığı, iştirak halinde bir suç işlendiği takdirde şeriklerden biri hakkında dava zamanaşımını kesen işlemler yapılmış ise haklarında madde metninde sayılan işlemler yapılmamış olan şerikler hakkında da dava zamanaşımı süresi kesilmiş olacaktır. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları ile öğretide de aynı görüş benimsenmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın lehe olan 765 sayılı TCK'nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 5 yıllık olağan, 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, iştirak halinde 6831 sayılı Kanun'un 93. maddesinde tanımlı "İşgal ve Faydalanma" suçunu işleyen sanık ... 'un savunması 18/03/2002 tarihinde alınmış olsa da diğer sanık ...'ın savunmasının 27/04/2005 tarihinde alındığı, tüm sanıklar açısından zamanaşımı sürelerini son kesen sebebin 27/04/2005 tarihindeki ...'ın savunması olduğu,
Andırın Kadastro Mahkemesi'nin 1976/91 E. sayılı dosyasının 05/07/2007 tarihinde kesin hükümle neticelenmesinin beklendiğinden bahisle bekletici mesele sayılması, bu itibarla dava zamanaşımının durması karşısında sanığın lehine olan 765 sayılı TCK’nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde dolmadığı halde, davaların ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Uygulamaya göre de; düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/32057, K. 2020/403, 27 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama