KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/35385 E., 2020/1365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1) Hükmün esasını teşkil eden ve tefhim olunan kısa kararda ASCK’nin 82/2. maddesi uyarınca hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm kısmına ASCK’nin 82/2. maddesinin birinci cümlesi (amir veya üstünü herhangi bir surette tehdit edenler) gereğince hüküm kurulduğunun eklenmesi,
2) Bozma ilamına konu olan ve yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilen 30/04/2013 tarihli ve 2013/373-200 E.K. sayılı ilk hükümde ASCK’nin 82/2. maddesinin birinci cümlesi uyarınca temel ceza tayin edilerek sanık hakkında TCK’nin 52/4. maddesi gereğince 10 eşit taksitte tahsil edilmek üzere 3000 TL adli para cezasına hükmedildiği gözetilmeden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarih ve 2014/71 Esas - 2016/42 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere sanık hakkında 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesinde düzenlenen kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKMÜN, bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, kısa kararın temel cezanın tayin edildiği 1. maddesinde yer alan “82/2 maddesi gereğince” ibaresinin çıkartılıp yerine “ 82/2 maddesinin 1. cümlesi (Amir veya üstünü herhangi bir suretle tehdit edenler) gereğince” ibarelerinin eklenmesi,
ayrıca 3. maddesinde yer alan TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine “Sanık hakkında ASCK’nin 82/2. ve TCK’nin 62/1’inci maddelerine göre belirlenen 5 ay hapis cezasının, CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 3000 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına" ve mahkemenin takdiri gözetilerek “adli para cezasının birer ay arayla 10 eşit taksit halinde ödenmesine,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/35385, K. 2020/1365, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama