KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/3739 E., 2019/7841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte vergilendirme hakkı ve mali yararlarının da ihlal edildiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğacağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada; sanık hakkında 16.04.2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 05.12.2013 tarih, 2013/453 Esas ve 2013/1106 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün Dairemizce aynı gün 2019/4367 Esas sayılı dosya üzerinden incelenerek bozulmasına karar verilmesi,
Ve yine sanık hakkında 19.03.2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 25.09.2013 tarih, 2013/314 Esas ve 2013/869 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün temyiz edilerek Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/11841 Esas numarasına kaydedilmiş olması karşısında;
Anılan dosyalar getirtilip mümkün olanların birleştirilmesi sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre ise,
1- 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup; 181 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği olayda dosya kapsamına göre fiil alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında teşdiden hüküm kurulması,
2- 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3- Atılı suçun tarihi ve niteliğine göre suçtan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/3739, K. 2019/7841, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama