KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/4025 E., 2020/287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet, Beraat
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
I- Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne ve suçta kullanılan nakil aracının iadesine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Eyleme, yükletilen suça ve suçta kullanılan nakil aracının iadesine yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar. Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur.
Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada; sanık hakkında 10/04/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/478 (E)-2014/284 (K) sayılı mahkumiyet hükmüne ilişkin dosyanın incelenmek üzere Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/14412 Esas numarasında kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan davanın akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre de,
1-Kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2- Suça konu gümrük kaçağı sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nin 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suça konu sigaraların bandrolsüz olduğuna ilişkin tereddüt olmadığının anlaşılması karşısında; suçun sübutu ve nitelendirilmesi açısından etkisi olmadığı halde bilirkişi tayin edilerek, sanığın sebep olmadığı bilirkişi ücretinin sanığa yükletilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/4025, K. 2020/287, 23 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama