KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/6170 E., 2021/1670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet, Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemeştir. Ancak,
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanıkların lehine hükümler içerdiği,
yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Suçta kullanılan aracın plakasından suç tarihi ve öncesinde trafik ceza tutanağı düzenlenip düzenlemediği ilgili yerlerden sorulup, suç tarihi ve öncesinde kim tarafından kullanıldığı kolluk marifetiyle araştırılarak sonucuna göre aracın iadesi veya müsaderesi hususunda karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile iadesine karar verilmesi,
3-Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nin 62/1. maddesi yerine TCK'nin 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4-Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 Sayılı Kanun'un 13. maddesi delaletiyle 5237 Sayılı TCK.'nun 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
6-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/6170, K. 2021/1670, 16 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama