KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2020/1343 E., 2021/1075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 ve 4733 Sayılı Kanunlara Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla.
5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
1-Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; sanıkların bulunduğu yolcu otobüsünde ele geçen kaçak eşyaların , otobüs şoförü ... haricindeki sanıklar tarafından kısmi olarak sahiplenildiği ve her bir sanığın sahiplendiği miktarın kişisel kullanım sınırları içerisinde kaldığı , sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmalarında ele geçen kaçak eşyaları kişisel kullanım için aldıklarını , ticari bir amaçlarınınn olmadığını savundukları, otobüs şoförü ... un ise eşyalarla bir ilgisinin olmadığını , kaçak eşyaların yolcu olan diğer sanıklara ait olduğunu savunduğu anlaşılmakla ;
ele geçen kaçak eşyaların ticari amaçla bulundurulduğuna ilişkin sanıkların mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Sanık ...'ın kovuşturma aşamasında savunması alınmadan hakkında mahkumiyete hükmedilmesi,
Kabule göre ise;
1-Sanıklar hakkında açılan kamu davasına katılma ve hükmü temyize hakkı bulunan Tarım Ve Orman Bakanlığı'na (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na) duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, katılma imkanı tanınmadan, yokluğunda yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Gümrük İdaresi vekilinin, dilekçe ile katılma talebinde bulunduğu ve katılan sıfatı aldığı halde, suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Ticaret Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/1343, K. 2021/1075, 4 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama