KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2020/1424 E., 2021/1347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinde Zigana Kuyumculuk unvanlı akaryakıt istasyonunda yapılan usulüne uygun aramada, kaçak akaryakıt satmaya elverişli, lisansa esas teşkil eden belgelerde aykırı olarak gizli tank ele geçirildiği cihetle, öncelikle sanık ...'ün aşamalardaki savunmalarında bahse konu istasyonda sadece %1 hissesine sahip olup yalnızca kar payına ortak olduğunu ve bahse konu akaryakıt istasyonunun diğer sanık ... tarafından işletildiğini belirtmesi ve bu hususun diğer sanık ... tarafından da doğrulanması karşısında,
akaryakıt istasyonunun suç tarihi ve öncesinde hissedarlarını gösterir ilgili ticaret sicili gazetesinin bir örneğinin getirtilmesi kolluk marifetiyle sanık ...'ün suç yeri petrol istasyonunda fiilen çalışıp çalışmadığını hissedar olma ve kar ortaklığı dışında herhangi bir yetki görev ve sorumluğunun olup olmadığının sonucuna göre sanık ...'ün hukuki durumunun tespiti gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1-Hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,
yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Suça konu akaryakıt istasyonunda usulüne uygun yapılan kazı çalışmasında, yasal tankın depo girişlerinde boru bağlantıları ve açıp kapamaya yarayan cihaz sisteminin bağlı olduğu bölmeli tankın tespit edildiğinin ve sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede 5607 sayılı Yasanın 3/11, 3/14 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Yasanın 3/11 maddesi yanı sıra anılan kanunun 3/14 "Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye,
satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.'' maddesi gereğince de hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanıklar müdafii tarafından UYAP üzerinden gönderilen 11.05.2015 tarihli dilekçe ile, mesleki mazeretinden dolayı 12.05.2015 tarihli celseye katılamayacağını, duruşmanın ertelenmesi ve duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesini talep etmiş olmasına karşın, mahkemece bu dilekçe ile ilgili bir değerlendirme yapılmadan sanıklar müdafiinin yokluğunda karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/1424, K. 2021/1347, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama