KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2020/1427 E., 2020/7054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 Sayılı Kanuna Muhalefet
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)01/11/2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164. maddesinin, "Bu Kanunda tanımlanan düzeltici, iyileştirici ve kısıtlayıcı önlemleri almamak, işlemlerin kayıt dışı bırakılması ve gerçeğe aykırı muhasebeleştirme ve zimmet suçları ile sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, bankacılık ve müşteri sırlarının açıklanması,
bankacılık faaliyeti çerçevesinde işlenen nitelikli dolandırıcılık, bu suçların işlenmesi amacına yönelik olarak örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir." şeklindeki amir hükmü, aynı Kanun'un 159. maddesinde düzenlenen sırların açıklanması suçuna ilişkin özel yetki kuralı getirdiğinden, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2)Her ne kadar, mahkemece, bilgilerin 3. kişilere açıklandığına dair delil bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de 5411 sayılı Kanun’un 73/3. maddesinin 1. cümlesindeki “Sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar.” şeklindeki düzenleme, sanığın katılan bankadaki görevi, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler, sanığın, bu bilgileri kullanmak amacıyla aldığına yönelik beyanı karşısında sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu,
ancak dosya kapsamına göre sanığın bu bilgileri kullandığına ya da 3. kişilere açıklandığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, bu itibarla eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerektiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyeti yerine, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/1427, K. 2020/7054, 17 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama