İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Ceza Dairesi

YARGITAY · 19. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/1642 K.2020/9817

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2020/1642Karar2020/9817Tarih6 Temmuz 2020Okuma6 dk · 1.220 kelime

KÜNYE

19. Ceza Dairesi 2020/1642 E., 2020/9817 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Temmuz 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
5941 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.220 kelime·6 dk okuma

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

1-) Şikayetçi vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;

Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve Kanun'da kamu davasına katılması konusunda özel düzenleme bulunmayan şikayetçinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,

2-) Sanık müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

5941 sayılı Kanun'un 7/6. maddesinde düzenlenen atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen ve adı geçen Kanun'da da kamu davasına katılmasına dair özel bir hüküm bulunmayan şikayetçi lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla tebliğnamede yer alan vekalet ücretine dair hükmün düzeltilerek onanmasına dair düşünceye iştirak edilmemiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığın üzerine atılı ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemi; 2. derece imzaya yetkili olduğu tüzel kişi şirket hakkında; tüzel kişi şirket adına 03.10.2013 tarihinde düzenlenen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 11.11.2013 tarihli çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının 21.02.2013'te kesinleşmesine rağmen, sanığın kesinleşmeden üç gün sonra 24.12.2013 tarihinde yine aynı tüzel kişi şirket adına ve başka bir bankadan yeni bir çek düzenlemesi eylemidir.

5941 sayılı Çek Kanunu'nun, Kanun'un yürürlüğe girdiği 20.12.2009 tarihinden bugüne kadarki mevcut 7/6. maddesi;

"(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, buna rağmen çek düzenlerse, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Hükmünü içermektedir.

Buna göre suç tarihinde (24.12.2013) sanığın üzerine atılı suçun faili; hakkında çek düzenleme ve çek hesabı yasağı kararı verilmiş olan kişidir. Kanun koyucunun madde metninde failin gerçek veya tüzel kişi olup olmadığı hususunda bir ayrıma gitmediği, ancak suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği, hapis cezasının muhatabının ancak ve ancak gerçek kişiler olabileceği izahtan varestedir.

5941 sayılı Çek Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 20.12.2009 tarihinden bugüne, hakkında "çek düzenleme ve çek hesabı yasağı kararı" verilmesi gereken kişileri belirten 5. maddesinin ilgili fıkraları, tüm değişik halleriyle birlikte aşağıdaki gibidir;

5941 sayılı Kanun'un (mülga) 5/(4). maddesi (ilk hali);

"(4) Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir." hükmünü içermekte iken,

5941 sayılı Kanun'un 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunla değişik 5/(1). maddesi;

"(1) (Değişik : 6273 - 31.1.2012 / m.3) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılması hâlinde, altı ay içinde hamilin talepte bulunması üzerine, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da çek hesabı sahibinin yahut talepte bulunanın yerleşim yeri Cumhuriyet savcısı tarafından, her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir.

Bu fıkra hükmüne göre çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, karşılıksızdır işlemine tabi tutulan çekin düzenlenmesi suretiyle dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suçun işlenmesi hâlinde de verilir." hükümlerini,

5941 sayılı Kanun'un 09.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanunla değişik 5/(1). maddesi;

"(1) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (bu kısımdaki "çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından" ibaresi, 10/10/2017 tarihli ve 30206 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/7/2017 tarihli ve E.: 2016/191, K.: 2017/131 sayılı Kararı ile çıkartılmıştır) az olamaz.

Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır.

Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanunu'nun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.

Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür." hükümlerini içermektedir.

Buna göre; Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten bugüne hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilen kişiler;

-20.12.2009 tarihinden itibaren "çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişiler",

- 03.02.2012 tarihinden itibaren "çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişiler",

- 09.08.2016 tarihinden itibaren ise; "çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri"dir.

Sanığın üzerine atılı suçu, 24.12.2013 tarihinde işlediği, bu tarihten önceki çek düzenleme ve hesap açma yasağının ise 21.02.2013 tarihinde kesinleştiği göz önüne alındığında, bu tarihlerde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının ancak ve ancak "çek hesabı sahibi gerçek ve tüzel kişiler" hakkında verilebileceği, somut uyuşmazlıkta karşılıksızdır işlemine tabi olan çeklerin hesaplarının ikisinin de tüzel kişi olduğu, öte yandan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının tüzel kişi şirket aleyhine verildiği ve kesinleştirildiği anlaşılmakla,

5237 sayılı TCK'nin "Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi" başlıklı 2/3. maddesinde yazılı kıyas yasağı, "Ceza sorumluluğunun şahsiliği" başlıklı 20/2. maddesinde yazılı tüzel kişiler hakkında cezai yaptırım uygulanamayacağı ilkeleri karşısında;

Sanığın 5941 sayılı Kanun'un 7/6. maddesinde unsurları yazılı suç nedeniyle cezai sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle kendisi hakkında bir güvenlik tedbiri (yasaklama kararı) verilmesi, bu kararın usulüne uygun şekilde sanığa bildirilmesi ve buna rağmen sanığın tebliğ aldığı bu karara aykırı davranması gerekeceğinden,

Mahkemece yukarıda yazılı esaslar gözetilerek; sanığın 5941 sayılı Kanun'un 7/6. maddesi uyarınca hakkında alınan bir güvenlik tedbiri kararı bulunmadığından cezai sorumluluğuna gidilemeyeceğinin tespitiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Sanığın, suça konu edilen 24.12.2013 keşide tarihli ikinci çekin, çek düzenleme ve çek hesabı açma kararından sonra değil, daha önceki bir tarihte ileri tarihli olarak düzenlendiği yönündeki savunmaları hakkında, çek hesabı sahibi ve alacaklı tüzel kişi şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında gerekli araştırma yapılmaksızın eksik kovuşturma sonucu karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/1642, K. 2020/9817, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1642
Karar No
2020/9817
Tarih
6 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/1643 K.2020/2440
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/1643 K.2020/6546
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2020/1643 K.2020/8453
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/1644 K.2020/4267
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/1644 K.2020/2641
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/1644 K.2020/3532

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.