İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Ceza Dairesi

YARGITAY · 19. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/1793 K.2021/3834

Firar suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-A maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve 2018/834 Esas, 2019/198 sayılı kararı,

Esas2020/1793Karar2021/3834Tarih30 Mart 2021Okuma7 dk · 1.315 kelime

KÜNYE

19. Ceza Dairesi 2020/1793 E., 2021/3834 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.315 kelime·7 dk okuma

Firar suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-A maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve 2018/834 Esas, 2019/198 sayılı kararı,

Aynı sanığın aynı suçtan 1632 sayılı Kanun’un 66/1-A maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis ile cezalandırılmasına ilişkin Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve 2018/882 Esas, 2019/199 sayılı kararı,

Aynı sanığın aynı suçtan 1632 sayılı Kanun’un 66/1-A maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve 2018/916 Esas, 2019/197 sayılı kararı,

Aynı sanığın izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66/1-B, 73 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2019 tarihli ve 2019/416 Esas, 2019/853 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 21/01/2020 gün ve 94660652-105-38-11141-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyaları Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/01/2020 tarih ve 2020/12627 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun "Firar ve Cezası" başlıklı 66. maddesinin konuya ilişkin 1. fıkrasının,

" 1) Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur:

a) Kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar,

b) Kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler," şeklinde düzenlendiği,

Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 21/02/2018 tarihli ve 2018/1895 esas, 2018/1101 karar sayılı ilâmında yer alan, “1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde düzenlenen firar ve izin tecavüzü suçlarının, Anayasa Mahkemesinin 11/04/2012 tarihli, 2011/111 Esas ve 2012/56 sayılı, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 01/04/2004 tarihli, 2004/66 Esas ve 2004/61 sayılı Kararları ile Askeri Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı gibi mütemadi (kesintisiz) suçlardan olup, suçun temadinin başladığı ve sona erdiği süreçte işlendiği,

kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşmak suretiyle işlenen firar suçu ile kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur oldukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmemek suretiyle işlenen izin tecavüzü suçunun yakalanma ya da birliğine katılma ile son bulduğu, dolayısıyla bu suçlarda temadinin sona erdiği bir başka anlatımla kesintinin gerçekleştiği yer mahkemesinin yetkili olduğu...” ve

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 01/07/2019 tarihli ve 2019/1501 esas, 2019/10303 karar sayılı ilâmında yer alan "...Askerî Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile de ortaya konulduğu üzere, firar ve izin tecavüzü gibi süreklilik gösteren (mütemadi) suçlarda, failin yakalanması, birliğine dönmesi veya bu amaçla resmî mercilere müracaat etmesi hâllerinde suç tamamlanmakta, bundan sonraki kaçma eylemleri ayrı bir suçu oluşturmaktadır.

Ancak, katılma veya resmî mercilere müracaat hâllerinde suçun tamamlandığının kabulü için, failin eylemini sonlandırmak iradesiyle hareket etmiş olması gerekmekte, bir başka vesileyle bu eylemlerin yapılmış olmasının, devam etmekte olan suçu sonlandırmayacağı kabul edilmektedir" şeklindeki açıklamalar karşısında, firar ve izin tecavüzü suçlarının temadi eden suçlardan olduğu ve failin kendiliğinden birliğine dönmesiyle (iradi olarak) veya yetkili makamlarca yakalanmasıyla (irade dışı) ya da bulunduğu yerdeki bir askerî makama veya resmi bir kuruluşa birliğine dönmek maksadıyla dehalet etmesiyle (iradi olarak) temadinin son bulacağı,

ancak suçun tamamlandığının kabulü için, failin eylemini sonlandırmak iradesiyle hareket etmiş olmasının arandığı,

Dosyalar kapsamına göre; sanığın Kars 14'üncü Mekanize Piyade Tugay Konutanlığı emrinde er olarak görevli bulunduğu sırada 22/11/2016 tarihinde saat 10:00'da kışla tel örgülerinden sivil kıyafetli olarak atlayarak firar ettiği, sanığa 10:30'da firar mesajı çekilmesine rağmen yasal süreni bitimi olan 29/11/2016 tarihine kadar teslim olmadığı, 22/11/2016 tarihinden itibaren firari olan sanığın 02/01/2017 tarihinde kolluk kuvvetlerince yakalanarak birliğine sevk edildiği bildirilmesine rağmen katılış yapmadığı,

yakalama emri çıkarılması için dosyası hazırlandığı ve 19/04/2017 tarihinde yeniden kolluk kuvvetlerince yakalanarak birliğine sevk edilmesine rağmen yeniden katılış yapmadığı, sonrasında sanığın 22/11/2017 tarihinde tekrar kolluk kuvvetlerince yakalandığı ve 22/11/2017 tarihinde askerlik şubesi tarafından 1 gün yol izni verilerek 24/11/2017 tarihinde birliğe katılması bildirilmesine rağmen katılmadığı ve 01/12/2017 tarihinde firari sayıldığı olayda,

Sanığın 22/11/2016 tarihindeki eyleminden ötürü firar suçundan Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/10/2017 tarihli ve 2017/3672 soruşturma, 2017/1981 esas, 2017/1061 sayılı iddianame üzerine açılan kamu davasının Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/834 esasına kaydedildiği,

22/11/2016 tarihinden itibaren firari olan sanığın 02/01/2017 tarihinde kolluk kuvvetlerince yakalanarak birliğine sevk edildiği bildirilmesine rağmen katılış yapmadığı eyleminden dolayı firar suçundan Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/09/2017 tarihli ve 2017/3585 soruşturma, 2017/1862 esas, 2017/986 sayılı iddianame üzerine açılan kamu davasının Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/882 esasına kaydedildiği,

Sanığın 19/04/2017 tarihinde yeniden kolluk kuvvetlerince yakalanarak birliğine sevk edilmesine rağmen yeniden katılış yapmadığı eyleminden ötürü firar suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/03/2018 tarihli ve 2018/16104 soruşturma, 2018/4819 esas, 2018/3828 sayılı iddianame üzerine açılan kamu davasının Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/416 esasına kaydedildiği,

Sanığın 22/11/2017 tarihinde askerlik şubesi tarafından 1 gün yol izni verilerek 24/11/2017 tarihinde birliğe katılması bildirilmesine rağmen katılmadığı eyleminden ötürü izin tecavüzü suçundan Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/02/2018 tarihli ve 2018/236 soruşturma, 2018/349 esas, 2018/229 sayılı iddianame üzerine açılan kamu davasının Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/916 esasına kaydedildiği,

Bu haliyle sanığın birliğine katılma veya resmî mercilere müracaat hâlinin bulunmadığı, sanığın dehalet kastı taşımaksızın her bir eyleminin yakalanmakla son bulduğu gözetildiğinde, sanığın temadi eden eylemleri yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinde yer alan ''Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir.

Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, dosyaların birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde her eylem için ayrı ceza tayininde isabet görülmediği” gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,

Gereği görüşülüp düşünüldü;

Askerî Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile de ortaya konulduğu üzere, firar ve izin tecavüzü gibi süreklilik gösteren (mütemadi) suçlarda, failin yakalanması, birliğine dönmesi veya bu amaçla resmî mercilere müracaat etmesi hâllerinde suç tamamlanmakta, bundan sonraki kaçma eylemleri ayrı bir suçu oluşturmaktadır.

Ancak, katılma veya resmî mercilere müracaat hâllerinde suçun tamamlandığının kabulü için, failin eylemini sonlandırmak iradesiyle hareket etmiş olması gerekmekte, bir başka vesileyle bu eylemlerin yapılmış olmasının, devam etmekte olan suçu sonlandırmayacağı kabul edilmektedir (Dairemizin 01/07/2019 gün ve 2019/1501-10303 E.K, 2019/1513-10302 E.K sayılı. (Kapatılan) Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 28.4.2016 tarihli ve 2016/14-31 E.K.. 23/06/2016 gün ve 2016/42-57 E.K,.

07.11.2013 tarihli ve 2013/109-107 E.K.. 23/06/2016 gün ve 2016/42-57 E.K, 22.3.2012 tarihli ve 2012/43-42 E.K.. 16.3.2006 tarihli ve 2006/63-64 E.K.. 19.11.2004 tarihli ve 2004/171-152 E.K.. 20.2.2003 tarihli ve 2003/11-9 E.K. sayılı ilamları da aynı doğrultudadır).

Somut olayda ise katılma veya resmî mercilere müracaat hâlinin bulunmadığı, sanığın dehalet kastı taşımaksızın her bir eyleminin yakalanmakla son bulduğu, dolayısıyla sanık hakkında TCK'nin 43. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı; kaldı ki kanun yararına bozma istemine konu edilen Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2019 tarihli ve 2019/416 Esas, 2019/853 Karar sayılı kararının izin tecavüzü eylemi nedeniyle verilen ve itiraz edilmemek suretiyle kesinleşen 5 ay hapis cezasına havi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar olduğu,

bu kararın itiraza tabi olup, CMK'nin 231/8. maddesi gereğince beş yıl denetim süresinin olduğu, CMK'nin 231/10. maddesine göre denetim süresi içinde yeni bir suç işlemeyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği, aynı Kanunun 231/11. maddesine göre ise denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı, Ceza Genel Kurulunun 17/01/2017 gün ve 2013/5-438.

SONUÇ / HÜKÜM

2017/16 sayılı Kararında da işaret edildiği üzere, açıklanması geri bırakılan hükmün ileride açıklanarak hukuken varlık kazanması halinde, davaya konu eylemler arasında zincirleme suç hükümleri bakımından mahkemece değerlendirme yapılabileceği anlaşılmakla. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 30/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/1793, K. 2021/3834, 30 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1793
Karar No
2021/3834
Tarih
30 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/1793 K.2021/4343
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/1794 K.2021/3425
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/1794 K.2021/1345
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/1795 K.2021/3259
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1796 K.2021/1926
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1797 K.2021/3157

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.