KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2020/320 E., 2020/2715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan, CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ve katılma talebinde bulunan suçtan zarar gören Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu’nun temyiz dilekçesinin kapsamı da gözetilerek CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde ise
Sanığın, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi kapsamında "...işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi..." sıfatıyla, yine aynı maddede geçen "...Abonelik tesisi veya işlemi yapma, gerçeğe aykırı evrak düzenleme, değişiklik yapma ve bu evrakları kullanma..." seçimlik fiillerini işlediğinin ve sahte abonelik tesisi gerçekleştirdiğinin iddia edildiği kamu davasında, suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, adı geçen evrakta, değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden her hangi birini gerçekleştirmesi, abonelik sözleşmesi hazırlamak dışında herhangi bir abonelik tesisi veya işlemi yapması veya yaptırması halinde de suçun maddi unsurlarının oluştuğu kabul edilebilecektir.
Yapılan açıklamalar ışığında; her ne kadar suça konu abonelik sözleşmesi üzerinde sanığın sahibi olduğunu kabul ettiği Haksoy Elektronik adlı iş yerine ait bir kaşe bulunmuyor ise de, sanığın suça konu sözleşmenin saha elemanı olarak çalışan diğer sanık tarafından tanzim edilmiş vaziyette kendisine getirildiğini, hat başına 23 TL ödeme yaptığını, kotasını dolduramadığı için bu yola başvurduğunu, hatların aktivasyonunu da kendisinin yaptığını ifade etmesi, dosya arasında bulunan Avea İletişim A.Ş.’nin 07/02/2013 tarihli yazısında da, suça konu hattın aktivasyon işlemlerinin Haksoy Elektronik tarafında yapıldığının belirtilmiş olması karşısında, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/320, K. 2020/2715, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama