KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2020/496 E., 2021/3217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yerel Mahkemece kurulan beraat hükmüyle birlikte, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesindeki şartların gerçekleşmemesi sebebiyle, nakilde kullanılan aracın iadesine de karar verildiği, iade kararının, araç hakkında açılmış müsadare davasının konusu olması bakımından, bozma kararıyla birlikte aracın iadesi hükmünün de ortadan kalkacağı, bu durumda yeniden yapılacak yargılama sonucunda tekrar iade kararı verilmesi halinde, kanun yollarının tüketilmesi de dahil, bu kararın kesinleşmesinin uzun bir süre geçtikten sonra mümkün olacağı, kanun yolu denetiminde aracın iadesi kararının hukuka uygun bulunması halinde,
bu süre zarfında şahsın, aracı üzerindeki hukuki tasarruf hakkından mahrum kalacağı, aksi durumun ise AİHS ek 1 protokolün 1. maddesi ve Anayasa'nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkına haksız müdahale oluşturacağı, Yargıtayca bu aşamada yapılacak denetimin söz konusu sakıncaları ortadan kaldıracağı gibi, yargılamanın makul sürede bitirilmesi ilkesinin yerine getirilmesi bakımından da gerekli olduğu değerlendirilerek, temyize konu mahkeme hükmü beraat ve müsadere bakımından ayrı başlıklarda incelenmekle;
1-) Nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Nakilde kullanılan aracın iadesine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmakla, katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİYLE İADE KARARININ ONANMASINA, 2-) Beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise; Olay, oluş ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, bidonlar içindeki 360 litre gümrük kaçağı akaryakıtın rızaen muhafaza altına alınması şeklinde gerçekleşen olayda;
Sanıktan ele geçirilen akaryakıtın miktarı itibarıyla ticari mahiyette olduğu nazara alınarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre ise;
Hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı temel kuralının istisnası olan CMK’nin 193/2. maddesindeki düzenlemenin, yüklenen eylemin suç oluşturmayacağının açıkça anlaşılması durumunda uygulanabileceği gözetilmeden, dosya kapsamındaki delillere ve somut olayın özelliklerine göre koşulları oluşmadığı hâlde, sanığın sorgusu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/496, K. 2021/3217, 17 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama